yıldızBu yazıya gezegenleri karıştırmak istemiyordum ama biraz sonra Britney Spears de aramıza katılacağı için mecburen gezegenlerden de bahsediyorum. Yıldızlardan konuşunca gezegenleri de anmak gerekiyor. Çok garip bir dünyada yaşadığımızın her gün biraz daha farkına varıyoruz, değil mi? Geçen günler Britney Spears’ın çıplak bir resmini gördüm. Resmi biraz etraflıca incelediğimde resmin altında, Amerikalı şarkıcı Britney Spears’ın giyinmeyi bırakması ile ilgili bir de haber gördüm. Normal şartlar altında haber görünmez, okunur ama işin içinde çıplak Britney olunca insan sadece görüyor. Resimde giyinmeyi bıraktığı zaten anlaşılıyor ama söyledikleri anlaşılmıyor. Evet, Bayan Spears giyinmeyi bırakmış. Sigarayı bırakıp esrara başlamak gibi…
Resmi biraz daha etraflıca inceleyince, bu resmin ve haberin bir gazetede yer aldığını anladım. Gazeteyi elimden bıraktığımda o haberin o gazetede yer aldığını fark ettim. Burada bir noktaya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Biraz önce Britney Spears için, Amerikalı şarkıcı, dedim. Amerikalı olup olmadığını bilmiyorum. Çok ufak bir araştırma sonucunda öğrenebilirdim nereli olduğunu ama gerek görmedim. Çıplak birsinin nereli olduğu bilgisi kimseyi öncelikli olarak ilgilendirmez. Nereli olduğunu öğrenmeden önce onunla ilgili merak edilecek o kadar çok bilgi var ki… Nereli olduğunu bilmiyoruz ama çıplak, cevabı daha doyurucu bir cevaptır sanırım.
Çok garip bir dünyada yaşadığımızı siz de artık yavaş yavaş fark etmişsinizidir sanırım. Bir taraftan giyinmeyi bırakan bir Britney Spears, diğer taraftan türbanı serbest bırakan bir başbakan ve kendisinden önce giden ve sonra gelen arkadaşları. Türban, gündemi öylesine sağlam bağladı ki, bundan sonraki en yakın gündem altı aydan önce oluşmaz. Bir ara çene altı gündemi oluşacak gibi oldu ama sadece olacak gibi olduğu yerde kaldı. Sonunda üniversitelere türbanla giriş serbest oldu. Artık genç kızlarımız ayakkabıları ile türbanlarının arasına kendilerini doldurup gidebilirler üniversitelerine. Ama bu iş türbanla sınırlı kalmayacak tabii. Bir süre sonra başbakanın kendisine bakan bir bakan arkadaşı “Haydi oldu olacak, türban takan kızlarımız türbanın altına kulaklarına birer de kulaklık taksınlar, merkezi bir sistemle bu kızlara ilahiler dinletelim” diyecektir. Kulaklık ihalesi açılacaktır. Bu ihaleye bir tek kişi (Parantez içine düşen ilk isim Kemal Unakıtan oluyor. Nedense…) katılacak ama yine de ihaleye fesat karıştırılacak. Neyse, kulaklıklar alındıktan sonra dinletilecek ilahilerin seçiminde ilahiyatçılar birbirine girecekler. Birbirine giren bu ilahiyatçılar topluca girecekleri delik arayacaklar, falan filan işte…

Aziz Gültekin